#390
Siyah Bayrakların huruç vakti ile sıkıca bağlantılı olduğunun, Kaim’den (as) önce onun için zemin hazırlayıp onun emriyle hareket eden ve ondan emirler alıp bayrağı Mehdi’ye (as) teslim eden “siyah bayraklar ashabı”nın olacağının ve onları takip edip onlara yardım etmenin her müminin üzerine vacip olduğunun delillerine gelince; işte burada övdüğünüz Ensari şeyhlerin (!) kendi kitaplarına bakabilirsiniz…

Nazım Ukeyli “el Vasiyye” adlı kitabında sayfa 128-129’da bu hadisi naklediyor:

İbni Mesud şöyle nakletmiştir: Biz Resulullah (saa) ile birlikteyken Beni Haşim’den olan gençler geldi. Peygamber (saa) onları gördüğünde gözleri yaşla doldu ve mübarek rengi değişti. Ben de şöyle dedim: “Ey Resulullah (saa), biz halen yüzünüzde hoşlanmadığımız bir şey görüyoruz.” O (saa) şöyle buyurdu: “Allah, biz Ehlibeyt için bu dünyaya karşın ahireti seçti ve şüphesiz ki Ehlibeyt’im benden sonra belalarla karşılaşacak ve meskensiz olup sürgün edilecektir. Nihayet doğudan bir kavim gelir, onların yanında siyah bayraklar vardır. Böylece onlar hakkı/gerçeği talep ederler fakat onlara verilmez -bunu iki ya da üç kez tekrar etti- böylece onlar savaşır ve onlara zafer verilir. Böylelikle onlara istedikleri şey verilir fakat onu kabul etmezler, nihayet onu benim Ehlibeyt’imden bir adama verirler ki, o adam (yeryüzünü) zulüm ve haksızlıkla dolduğu gibi adalet ve eşitlikle dolduracaktır. Sizden bunu duyan her kimse buz üstünde sürünerek bile olsa ona gitsin, zira şüphesiz ki o Mehdi’dir.” – el Melahim vel Fiten bab 92

Abdulali Mansuri “Hivar-ı Kassas-ı Mubassat” adlı kitabında sayfa 84’te şöyle diyor: “Bu yüzden gayet açık ki, bu bayrakların sahibi Kaim Yamani’dir, çünkü rivayetler doğulu bayrakları takip etmeyi emretmiştir: (buz üstünde sürünerek bile olsa onlara gidin ve onlara biat edin!) ve onların hakkı/gerçeği talep ettiğini söylemiştir: (onlar hakkı/gerçeği talep ederler fakat onlara verilmez -bunu üç kez tekrar etti- böylece onlar savaşır ve onlara zafer verilir. Böylelikle onlara istedikleri şey verilir fakat onu kabul etmezler, nihayet onu benim Ehlibeyt’imden bir adama verirler) ve rivayet onların kendilerine çağırmadığını bilakis Al-i Muhammed’e (as) hatta yeryüzünü adalet ve eşitlikle dolduracak olan Peygamber’in (saa) ailesinden olan bir adama çağırdığını ve onların onu İmam Mehdi’ye (as) teslim edeceğini söylemiştir.”

Sevban nakletmiştir, Resulullah (saa) şöyle buyurmuştur: “Siyah Bayraklar Doğudan gelir, onların kalpleri demirden gibidir. Onları duyarsan, buz üstünde sürünerek bile olsa onların yanına git ve onlara biat et.” – Biharul Envar c.51 s.84, Gayetul Meram c.7 s.104

Ensari Şeyh Haydar Ziyadi “Vaadedilen Yamani Allah’ın Hüccetidir” adlı kitabında önceki hadisin yorumunda şöyle diyor:

“Ve işte Resulullah’ın (saa) sözü ‘Onları duyarsan, onların yanına git ve onlara biat et.’ yani o (saa) onlar için biat talep ediyor ve bu (biat), onu duyan herkese vaciptir ve Masum, Allah’tan taraf atanmış olan bir masumdan başkası için biat talep etmez. Bu yüzden Resulullah (saa) Yamani’yi kendi nefsinden atayıp onun için biat talep etmedi [Bu, inkâr edenlerin zannıdır. Artık ateş sebebiyle inkâr edenlerin vay haline.] [ve o hevadan konuşmaz].

Doğrusu ilklerden veya sonlardan olan hiçbir Peygamber, İmam veya Vasi hiçbir zaman masum olmayan bir kimse için biat istememiştir. Bilakis onların şiarı daima “Biat Allah’adır ve Hakimiyet Allah’ındır, atama Allah’ındır.” olmuştur. İnsanların ataması ve onların seçimi ise şeytanın talep ettiği şeylerdendir.

Ayrıca o (saa) güçlü bir şekilde bu biatı vurgulamıştır ve bu biattan taraf hiç kimseye mazeret yoktur, ister genç ister yaşlı ister erkek ister kadın olsun! Zira o (saa) buz üstünde sürünerek bile olsa biat etmeyi söylemiştir çünkü o (saa) terk edecek ve aptalca mazeretler sunacak insanların olduğunu biliyordu ve o (saa) onlar için de hiçbir mazeret bırakmamıştır!

Okuyan kardeşlerden kendilerine, terk eden kimselerden olup olmadıklarını sormalarını umarım! Hiçbir mazeret yoktur, buz üstünde sürünerek bile olsa! Allah için intikam alın, kendi nefsiniz için intikam almayın ki şeytanla birlikte cehennem ateşinde olmayasınız!!”

Sevban nakletmiştir, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “ Hazinelerinizin yanında üç kişi öldürülecektir. Onların hepsi bir Halife’nin oğludur ve sonra o (halifelik) onların hiçbirinin olmayacaktır. Sonra Doğudan siyah bayraklar ortaya çıkar ve onlar ile daha önce hiçbir kavmin savaşmadığı bir şekilde savaşırlar.” Sonra Resulullah (saa) bir genci zikretti ve şöyle buyurdu: “Eğer onu görürseniz ona biat edin, zira o Mehdi’nin Halifesidir.” – Beşaretul İslam sayfa 30

Nazım Ukeyli kendi kitabında sayfa 128’de şöyle diyor: “Emirel Müminin (as) İmam Mehdi’nin (as) Vasisine (İlk Mehdi’ye) ait olan doğulu bayraklara yardım etmeyi şiddetli bir şekilde vurgulamıştır. Bu, mükellef kimsenin onlara katılmayıp onlara yardım etmeyi terk etmesi için hiçbir seçenek bırakmamıştır!

Ebu Tufeyl şöyle nakletmiştir, İmam Ali (as) şöyle buyurdu: ‘Ey Amr, eğer bir kutuda kilitli olduğun halde bile siyah bayrakların Horasan’dan geldiğini duyarsan, onların –yani siyah bayrakların- altında öldürülene dek bu kilidi ve kutuyu kır. Eğer yapamadıysan, o halde onların altında öldürülene dek (o kutunun içinde) yuvarlan.’

İmam’ın halifesi tarafından yönetilen Doğudan gelen bayrakları, Mehdi’nin ordusunun önsafındaki kişinin Şuayb bin Salih olacağını, onların bayrağı İmam Mehdi’ye (as) teslim edip ona biat edeceklerini zikreden pek çok hadis nakledilmiştir.”

İmam Bakır (as) şöyle buyurmuştur: “Doğudan huruç eden bir kavmi görür gibiyim. Onlar hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek, sonra onlar yine hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek. Böylece onların kılıçlarını sırtlarına koyduklarını gördüklerinde, onlara istedikleri şey verilecek fakat onlar Kıyama kadar onu kabul etmeyecekler. Onlar onu yalnızca Sahibinize verecektir, onların öldürülenleri şehittir. Muhakkak ki bunun ashabını görseydim, kendimi bu emrin sahibi için korurdum.”– Gaybet-i Numani s.281

Bunlar sadece örnektir ve tamamı değildir!

Bazıları şöyle diyor: “Hadiste zikredildiği üzere siyah bayrakların Horasan’dan gelmesi gerekir fakat sizler Horasan’dan değilsiniz.” Ensari Şeyh (!) Abdulali Mansuri “Hivar-ı Kassas-ı Mubassat” adlı kitabında şöyle diyor: “Açıktır ki, ‘Horasan’ genel anlamda doğuya işaret eden bir sıfattır ve İran’daki meşhur bölge değildir.”

– Sevban nakletmiştir, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Siyah Bayraklar Doğudan gelir, onların kalpleri demir gibidir. Onları duyarsan, buz üstünde sürünerek bile olsa onların yanına git ve onlara biat et.” – Biharul Envar c.51 s.84, Gayetul Meram c.7 s.104

Ensari Şeyh Haydar Ziyadi “el Yamani-ul Mev’ud Hüccetullah” adlı kitabında önceki hadisin yorumunda şöyle diyor:

“Ve işte Resulullah’ın (saa) sözü ‘Onları duyarsan, onların yanına git ve onlara biat et.’ yani o (saa) onlar için biat talep ediyor ve bu (biat), onu duyan herkese vaciptir. Masum, Allah’tan taraf atanmış olan bir masumdan başkası için biat talep etmez.

Ayrıca o (saa) güçlü bir şekilde bu biatı vurgulamıştır ve bu biattan taraf hiç kimseye mazeret yoktur, ister genç ister yaşlı ister erkek ister kadın olsun! Zira o (saa) buz üstünde sürünerek bile olsa biat etmeyi söylemiştir çünkü o (saa) terk edecek ve aptalca mazeretler sunacak insanların olduğunu biliyordu ve o (saa) onlar için de hiçbir mazeret bırakmamıştır.

Okuyan kardeşlerden kendilerine terk eden kimselerden olup olmadıklarını sormalarını umarım! Hiçbir mazeret yoktur, buz üstünde sürünerek bile olsa! Allah için intikam alın, kendi nefsiniz için intikam almayın ki şeytanla birlikte cehennem ateşinde olmayasınız!”

Haydar Ziyadi’ye ve diğer Ensarlara diyoruz ki: Sizden de kendinize terk edenlerden olup olmadığınızı sormanızı umarız! Hiçbir mazeret yoktur! Buz üstünde sürünerek bile olsa! Allah için intikam alın! Kendi nefsiniz veya ofis için intikam almayın ki cehennem ateşinde şeytanla birlikte olmayasınız!

Hadisin ve Haydar Ziyadi’nin sözlerinin Arapça metni aşağıdadır:

عن ثوبان قال : قال رسول الله (ص) : ( تجئ الرايات السود من قبل المشرق ، كأن قلوبهم من حديد ، فمن سمع بهم فليأتهم فليبايعهم ولو حبوا على الثلج )

وهنا قول رسول الله (ص) (فمن سمع بهم فليأتهم فليبايعهم) أي انه (ص) يطلب لهم البيعة وطلبه واجب على كل من سمع به والمعصوم لا يطلب البيعة إلا لمعصوم منصب من الله فرسول الله لم ينصب اليماني ويطلب له البيعة من تلقاء نفسه (ذَلِكَ ظَنُّ الَّذِينَ كَفَرُوا فَوَيْلٌ لِلَّذِينَ كَفَرُوا مِنَ النَّارِ) ، (وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَى) (النجم:3) ولم يطلب أي نبي أو إمام أو وصي من الأولين والآخرين البيعة لشخص غير معصوم إطلاقاً بل كان شعارهم البيعة لله والحكم لله والتنصيب لله أما تنصيب الناس واختيارهم فذلك من مطالب الشيطان ، كما أكد (ع) بشدة على هذه البيعة ولا عذر لأي شخص منها كبيراً كان أو صغير ذكراً كان أو أنثى فقال (ع) فبايعوه ولو حبواً على الثلج لعلمه بالمتخاذلين المحتجين بحجج واهية فلم يجعل لهم عذر إطلاقاً ، وأرجو من الأخ القارئ أن يسال نفسه هل هو من المتخاذلين أم لا ، فلا عذر … ولو حبواً على الثلج واثأر لله ولا تثأر لنفسك فتكون والشيطان سواء في الجحيم .

– Resulullah (saa) şöyle buyurmuştur: “…Nihayet siyah bayraklar Doğudan yükseltilir. Onlar hakkı isteyecekler fakat onlara (hak) verilmeyecek. Sonra onlar hakkı isteyecekler fakat onlara (hak) verilmeyecek. Sonra onlar hakkı isteyecekler fakat onlara (hak) verilmeyecek. Böylece onlarda savaşacaklar ve onlara zafer verilecek. Sizden veya soyunuzdan onu tanımış kimse, buz üstünde sürünerek bile olsa benim Ehlibeyt’imin İmamı’na gitsin. Zira onlar hidayet bayraklarıdır, onlar onu benim Ehlibeyt’imden bir adama verecekler. Onun ismi benim ismime, babasının ismi babamın ismine benzer. O yeryüzüne hakim olacaktır, yeryüzünü zulüm ve haksızlıkla dolduktan sonra adalet ve eşitlik ile dolduracaktır.” – Mücem-ul Ehadis-i İmam Mehdi (as) cilt 1 sayfa 382

ورد عن رسول الله : (… حتى ترتفع رايات سود من المشرق فيسألون الحق فلا يعطونه ، ثم يسألونه فلا يعطونه، ثم يسألونه فلا يعطونه ، فيقاتلون فينصرون . فمن أدركه منكم ، أو من أعقابكم فليأت إمام أهل بيتي، ولو حبواً على الثلج ، فإنها رايات هدى، يدفعونها الى رجل من أهل بيتي يواطئ اسمه اسمي ، واسم أبيه اسم أبي ، فيملك الأرض فيملؤها قسطاً وعدلاً كما ملئت جوراً وظلما).

– Sevban nakletmiştir, Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “ Hazinelerinizin yanında üç kişi öldürülecektir. Onların hepsi bir Halife’nin oğludur ve sonra o (halifelik) onların hiçbirinin olmayacaktır. Sonra Doğudan siyah bayraklar ortaya çıkar ve onlar ile daha önce hiçbir kavmin savaşmadığı bir şekilde savaşırlar.” Sonra Resulullah (saa) bir genci zikretti ve şöyle buyurdu: “Eğer onu görürseniz ona biat edin, zira o Mehdi’nin Halifesidir.” – Beşaretul İslam sayfa 30

قال رسول الله (ص)( يقتل عند كنزكم ثلاثة كلهم ابن خليفة ثم لا تصير إلى واحد منهم ثم تطلع الرايات السود من قبل المشرق فيقاتلوهم قتالا لا يقاتله قوم ثم ذكر شابا فقال إذا رأيتموه فبايعوه فانه خليفة المهدي) بشارة الإسلام ص30.

– Emirel Müminin (as) Kufe minberinin üzerinde şöyle buyurmuştur: “Bir değirmen taşı mutlaka dönmelidir. O taş tam olarak milinin etrafında bir kez döndüğünde, Allah sert ama aslında sakin olan bir kulunu onların üzerine gönderecek ve zafer onunla olacaktır. Onun askerlerinin saçları çok uzun olacaktır, onların elbiseleri siyahtır ve onlar siyah bayrakların ashabıdır. Onlara düşmanlık edene yazıklar olsun. Ve onlar, hiçbir fark gözetmeksizin topluca öldüreceklerdir. Allah’a and olsun ki ben onları, onların yaptıklarını ve facirlerin onlardan görecekleri eziyetleri görür gibiyim. Allah onları cefakar Arapların başına acımadan musallat edecektir. Fırat kıyılarındaki şehirlerinde, karada ve denizde yaptıklarının karşılığı olarak onları öldüreceklerdir. Ve muhakkak ki Rabbin kullara karşı zalim değildir.” – Gaybet-i Numani s.265

وعن أمير المؤمنين (ع) إنه قال من على منبر الكوفة : ( لابد من وجود رحى تطحن فإذا قامت على قطبها وثبتت على ساقها بعث الله عليها عبداً عنيفاً خاملاً أصله يكون النصر معه أصحابه الطويلة شعورهم أصحاب السبال سود ثيابهم أصحاب رايات سود ويل لمن ناواهم يقتلونهم هرجاً والله لكأني أنظر إليهم وإلى أفعالهم ومايلقى الفجّار منهم والأعراب الجفاة يسلطهم الله عليهم بلا رحمة فيقتلونهم هرجاً على مدينتهم بشاطئ الفرات البرية والبحرية جزاء بما عملوا وما ربك بظلام للعبيد ) غيبة النعماني ص265



– İmam Bakır (as) şöyle buyurmuştur: “Doğudan huruç eden bir kavmi görür gibiyim. Onlar hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek, sonra onlar yine hakkı isteyecekler fakat onlara verilmeyecek. Böylece onların kılıçlarını sırtlarına koyduklarını gördüklerinde, onlara istedikleri şey verilecek fakat onlar kıyam edene kadar onu kabul etmeyecekler. Onlar onu yalnızca Sahibinize verecektir, onların öldürülenleri şehittir. Muhakkak ki bunun ashabını görseydim, kendimi bu emrin sahibi için korurdum.” – Gaybet-i Numani s.281

فعن الإمام الباقر (ع): ( كأني بقوم قد خرجوا بالمشرق يطلبون الحق فلا يعطونه ، ثم يطلبونه فلا يعطونه ، فإذا رأوا ذلك وضعوا سيوفهم على عواتقهم فيعطون ما سألوه فلا يقبلونه حتى يقوموا ، ولا يدفعونها إلا الى صاحبكم ، قتلاهم شهداء ، أما إني لو أدركت صاحب ذلك لاستبقيت نفسي لصاحب هذا الأمر ) غيبة النعماني ص281

– Resulullah (saa) şöyle buyurmuştur: “Eğer Siyah Bayrakların Horasan’dan ortaya çıktığını gördüyseniz, buz üstünde sürünerek bile olsa onlara gidin. Zira onların arasında Allah’ın Halifesi Mehdi vardır.” (başka bir rivayette de “Mehdi’nin Halifesi” diye geçer) – Seyid İbni Tavus Hasani, El-Fiten ve’l Melahim sayfa 52

– Dr. Abdurrezzak Deyravi “Camiul Adille” kitabında şöyle diyor: “Emirel Müminin (as) siyah bayraklara yardım etmeyi şiddetli bir şekilde teşvik ediyor ve onların altında öldürülmeyi emrediyorsa, o halde akıllı bir kimse İmam Bakır’ın (as) bunun aksini emredeceğini düşünebilir mi? Bu yüzden de belli ki, İmam Bakır’ın (as) “bu emrin sahibi” ifadesi ile kastettiği kimse siyah bayrakların sahibidir ve bilinmekte ki, masum kendi yüce nefsini bir masumdan başka biri için feda etmek istemeyecektir, hatta Allah’ın Kendi mahlukatına Hüccetlerinden bir Hüccet olan kimseden başkası için de böyle yapmayacaktır. Ve bu bayrağın önüne geçen kimse mahvolmuştur ve ondan geride kalan da helak olmuştur! Zira Ubeyd bin Harb şöyle nakletmiştir, Emirel Müminin (as) şöyle buyurmuştur: ‘Muhakkak ki biz Ehlibeyt’in bir bayrağı vardır, onun önüne geçen kimse hainlik etmiştir, onun arkasına kalan kimse helak olmuştur ve onu takip eden kimse (bizi) takip etmiştir.’ Yani Siyah Bayrakların sahibi, Allah’ın (svt) Hüccetlerinden bir Hüccettir, zira Ali’nin (as) Cemel Savaşı’nda yükselttiği bayrak ona ulaşmıştır.”

– Ebu Basir şöyle nakletmiştir, İmam Ebu Abdullah Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Halka tamamlanmadıkça Kaim zuhur etmeyecektir.” Şöyle arzettim: Halkanın (tamamlanması) ne kadardır? Şöyle buyurdu: “Onbin. Cebrail sağından, Mikail ise solundan gelecek. Sonra bayrağı açacak ve onunla dolaşacaktır. Doğuda ve batıda olan herkes o bayrağa lanet edecektir. İşte o, Cebrail’in Bedir gününde indirdiği Resulullah’ın (saa) bayrağıdır.” Sonra şöyle buyurdu: “Ey Ebu Muhammed! Vallahi o bayrak ne pamuktan, ne ketenden, ne yün ne de ipekten değildir.” Şöyle arzettim. Peki o bayrak nedendir? Şöyle buyurdu: Cennet yapraklarındandır. Resulullah (saa) onu Bedir gününde açtı ve daha sonra onu katlayarak Hz. Ali’ye verdi. Bayrak Cemel gününe kadar Hz. Ali’nin (as) yanındaydı. Hz. Ali (as) o gün onu açtı ve Allah da Hz. Ali’ye (as) fetih nasip etti. Sonra onu katladı ve şu an burada bizim yanımızdadır. Kaim kıyam edene kadar kimse o bayrağı açamayacak ve o kıyam edip de bayrağı açtığında doğuda ve batıda olan herkes o bayrağa lanet edecek. Onun gelişi ile birlikte korku bir aylık mesafede onun önünden, arkasından, sağından ve solundan hareket edecek.” Sonra şöyle buyurdu: “Ey Ebu Muhammed! O, Allah’ın mahlukata gazabından dolayı mevtur olarak huruç edecektir (Mevtur, ailesinden biri öldürülmüş olan ve onun kanının intikamını almak için orada bulunmayan kimse demektir ve Ensari Şeyh (!) Abdulali Mansuri’nin “Hivar-ı Kassas-ı Mubassat” adlı kitabında açıkladığı üzere, o da babası Hüseyin (as) yoluyla Mevturdur). Onun üzerinde Resulullah’ın (saa) Uhud gününde giydiği gömlek olacaktır. Ayrıca Resulullah’ın (saa) sahab (bulut) adlı sarığını, uzun zırhını ve Zülfikar adlı kılıcını kuşanacaktır. Sekiz ay omzunda kılıç taşıyacak ve şecaatle kafirleri öldürecektir. İlk önce Şeybeoğulları (Kabe’nin perdedarları)’ndan başlayacak. Onların ellerini keserek Kabe’ye asacak ve onun münadisi şöyle nida edecek: Bunlar Allah’ın hırsızlarıdırlar. Sonra Kureyş’e dönecek ve onlara karşı sadece kılıçla davranacak.” Gaybet-i Numani sayfa 19, Biharul Envar c.52 s.360

وعن أبي بصير قال : قال أبو عبدالله(عليه السلام) : ( لا يخرج القائم (عليه السلام) حتى يكون تكملة الحلقة قلت: وكم [تكملة] الحلقة ؟ قال : عشرة آلاف ، جبرئيل عن يمينه، وميكائيل عن يساره ، ثم يهز الراية ويسير بها، فلا يبقى أحد في المشرق ولا في المغرب إلا لعنها وهي راية رسول الله(صلى الله عليه وآله وسلم) ، نزل بها جبرئيل يوم بدر .

ثم قال : يا أبا محمد ماهي والله قطن ولا كتان ولا قز ولا حرير ، قلت : فمن أي شئ هي؟ قال : من ورق الجنة، نشرها رسول الله (صلى الله عليه وآله) يوم بدر ، ثم لفها ودفعها إلى علي (عليه السلام) ، فلم تزل عند علي (عليه السلام) حتى إذا كان يوم البصرة نشرها أمير المؤمنين (عليه السلام) ففتح الله عليه، ثم لفها وهي عندنا هناك، لا ينشرها أحد حتى يقوم القائم، فإذا هو قام نشرها فلم يبق أحد في المشرق والمغرب إلا لعنها، ويسير الرعب قدامها شهرا ووراء‌ها شهرا وعن يمينها شهرا وعن يسارها شهرا، ثم قال: يا أبا محمد إنه يخرج موتورا غضبان أسفا لغضب الله على هذا الخلق، يكون عليه قميص رسول الله (صلى الله عليه وآله) الذي عليه يوم أحد، وعمامته السحاب ، ودرعه [درع رسول الله (صلى الله عليه وآله) السابغة وسيفه [سيف رسول الله (صلى الله عليه وآله)] ذوالفقار، يجرد السيف على عاتقه ثمانية أشهر يقتل هرجا، فأول ما يبدء ببني شيبة فيقطع أيديهم ويعلقها في الكعبة وينادى مناديه : هؤلاء سراق الله، ثم يتناول قريشا، فلا يأخذ منها إلا السيف ، ولايعطيها إلا السيف( غيبة النعماني ص19

– Cabir nakletmiştir, Ebu Cafer (as) buyurdu: “Horasan’dan gelen Siyah Bayraklar Kufe’de inecektir. Eğer Mehdi Medine’de zuhur ederse, Mehdi’ye biat gönderilecektir.” – Naim bin Hammad Miruzi, Kitabul Fiten s.198

عن جابر عن أبي جعفر (ع) قال: ( تنزل الرايات السود التي تقبل من خراسان الكوفة فإذا ظهر المهدي بمكة بعث بالبيعة إلى المهدي) كتاب الفتن- نعيم بن حماد المروزي ص 198.

– Ensari Şeyh (!) Nazım Ukeyli “el Vasiyye” adlı kitabında sayfa 164’te şöyle diyor: “Süfyani ile Irak’ta savaşan ve onu mağlup eden kimseler doğulu siyah sancaklardır ve bu, Mehdi’nin kıyamından önce Horasan’da-Irak’tadır, çünkü siyah bayraklar Mehdi’nin Mekke’deki kıyamından önce Irak’a ulaşır, sonra da İmam Mehdi (as) Mekke’de kıyam ederse ona biat gönderilecektir, Ebu Cafer’den (as) nakledilen rivayetin de belirttiği üzere:

“Horasan’dan gelen Siyah Bayraklar Kufe’de inecektir. Eğer Mehdi Medine’de zuhur ederse, Mehdi’ye biat gönderilecektir.” Ve Resulullah (saa) de şöyle buyurmuştur: “Horasan’dan siyah bayraklar ortaya çıkacaktır, İlya’da kurulu olan şeye kadar hiçbir şey onları geri döndüremeyecektir.” Yani Beytül Makdis.

Bu rivayetlerin ışığında görürüz ki; Siyah Bayraklar, Irak’ta süfyani ile savaşan ve Beytül Makdis’e ulaşana dek onu mağlup eden kimseler olacaktır.”

– Nazım Ukeyli kendi kitabında sayfa 128’de şöyle diyor: “Ebu Tufeyl nakletmiştir, Ali (as) şöyle buyurdu: ‘Ey Amr, eğer bir kutuda kilitli olduğun halde bile siyah bayrakların Horasan’dan geldiğini duyarsan, onların – yani siyah bayrakların – altında öldürülene dek bu kilidi ve kutuyu kır. Eğer yapamadıysan, o halde onların altında öldürülene dek (o kutunun içinde) yuvarlan.’ İmam’ın halifesi tarafından yönetilen Doğudan gelen bayrakları, Mehdi’nin ordusunun önsafındaki kişinin Şuayb bin Salih olacağını, onların bayrağı İmam Mehdi’ye (as) teslim edip ona biat edeceklerini zikreden pek çok hadis nakledilmiştir.”

Ebu Abdullah (as) şöyle buyurmuştur: “Kaim ile birlikte çok az Arap olacaktır.” İmam’a (as) şöyle soruldu: “Fakat onların çoğu bu meseleyi (ona yardım edeceğini) anlatıyor.” İmam (as) da şöyle buyurdu: “Halk mutlaka tasfiye olunacaktır. Temizlenecek ve elekten geçirileceklerdir. Elekten birçok halk elenecektir.” – Gaybet-i Numani s.204
Y- Yamani et Yawmiates (Mémoires).

Salam, Le récipiendaire. Y-13. Il est aussi[…]

N- Nostradamus.

Salam, Au détriment des associateurs. N-7. […]

Q- Le Mahdi dans le Coran.

Salam, L’Astre perçant. Q-26. La lumière d[…]