#65139
Saçı daz qırxdırmaq Xəlifətullaha təslim olmaqdır

Soru 52: Bu mübarek ayetin anlamı nedir: {Allah, resulüne gerçeğe uygun rüyasında doğruyu bildirmiştir. Allah izin verirse hiçbir şeyden korkmaksızın, (umrenizi yaptıktan sonra) ya saçlarınızı kazıtarak veya kısmen kestirerek, güven duygusu içinde Mescid-i Harâm’a muhakkak gireceksiniz. Allah sizin bilmediğinizi bilmektedir ve bundan başka hemen gerçekleşecek bir fethi de takdir buyurmuştur} Fetih: 27

Cevap: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Alemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun. Allah’ın salat ve selamı, Muhammed ve Ali Muhammed, İmamlar ve Mehdiler üzerine olsun.
Bu ayet, rüyanın Allah svt’dan olduğunu açıklamaktadır. Ve Allah isterse gerçekleşecektir. Hatta belki bir süre sonra dahi olsa, gerçekleşecektir. Ve buna zalimler dışında kimse inanmamazlık etmez. Ve Allah’ın Elçisi’ne rüyada verdiği söz, doğru çıkmıştır. Yani Mekke, her ne kadar, kaç zaman sonra fetih edilse bile, açılmıştır. Ve Hayber fethedilmiştir. Ve fetih yakındır. Ve Kuran canlıdır. Ve Güneş ve Ay akım halindedir 1. Ve inşAllah bu zamanda da, Yüce Allah’ın iradesiyle bu ayetin gerçekleşme dönemidir.
Batın anlamına gelince, muhakkak ki, yakın fetih, Resulullah saas’e gerçekleşen, fethi mübindir (açık ve parlak zafer). Ve ben bunu birçok yerde açıkladım. Müteşabihat ve Fatiha Kitapları’na bakabilirsiniz.
Ve fethi mübin yolu, Halifetullah ve Hüccetullah aracılığıyla, Allah’a doğru çabalayan, her insana açıktır. Bu sebepten, Mescid’ül Haram, Halifetullah’tır ve buraya inşAllah, güvenlikle, saçları kazılı, müminler girerler. Bu şu demektir: Onun söylemleri üzerinde bu kişilerin hiçbir düşüncesi ya da fikri yoktur. Bilakis, bu kişiler, ona selametle teslim olmuşlardır. Saçları kısa kesilmiş olanlara gelince, onlar bu mertebenin altındadır. Ve saç, insanoğlunun düşünce ve fikirlerini temsil etmektedir. Bu sebepten, saçın kazılı ya da kesilmiş olması, saç kim için kesilmişse ya da kısaltılmışsa, bu, o kişiye olan teslimiyeti gösterir.
Ahmed el Hasan (ə)
Cevab’ül Münir
***
1 – AbdülRahim Kesir diyor ki: “Bir gün, Ebu Cafer a.s ile birlikteydim. Şöyle buyurdu: “Ey AbdülRahim”, Ben de, buyrun hizmetinizdeyim, dedim. Ve İmam a.s, Allah svt’nın kelamını buyurdu: “Sen ancak bir uyarıcısın; her topluluğun da bir hidayetçisi vardır.”, Resulullah saas dedi: “Ben, uyarıcıyım, Ali de hidayetçidir.” O zaman, bugün, kimdir hidayetçi? Ben bir süre sessizleştim ve ardından kafamı kaldırıp, şöyle dedim: “Size kurban olayım, sizsiniz bu. Bunu, siz, birbiri ardınca, miras olarak alırsınız. Ta ki, size ulaşana kadar. Bu sebepten, ruhum size feda olsun, sizsiniz kılavuz/hidayetçi”. Böylece İmam a.s şöyle dedi: “Gerçeği konuştun/söyledin, Ey AbdülRahim. Şüphesiz Kuran canlıdır ve hiç ölmez. Ayet canlıdır ve ölmez. Eğer bir ayet ölürse, onun üzerine indiği insanlar da ölür ve sonra Kuran da ölür. Zira, Kuran, yaşayanlar arasında akmaktadır. Tıpkı öncekiler arasında da aktığı gibi”. Böylece, AbdülRahim şöyle der; Ebu Abdullah a.s buyurdu: “Şüphesiz, Kuran canlıdır ve ölmeyecektir. Ve, gece ile gündüzün akıp gittiği gibi akmaktadır. Ve güneş ile ayın akıp gittiği gibi akmaktadır. En sonuncumuza da akacaktır. Tıpkı ilkimize aktığı gibi.” Bihar’ül Envar c.53 s.403
Ha- Houmaza, Calomniateurs.

Salam, Des calomniateurs. Ha-1. Al-Houmazah[…]

L- La Mère des Cités.

Salam, La Montagne des Montagnes. L-6. Il e[…]

Y- Yamani et Yawmiates (Mémoires).

Salam. Des Yamanis. Y-14. Si on revenait au[…]