By ansarmahdii
#407
OFİS VE YANDAŞLARI; “ANSARİ ŞEYH” NAZIM UKEYLİ’NİN, 2008’den önce, Seyyid Ahmed el Hasan (Ona selam olsun) tarafından; “Ehlibeyt (as)’ın danışmanı” olarak seçildiğini, Cevabul Munir kitaplarındaki sorulara bile imam a.s’ın Nazım’ım cevap vermesine izin verdiğiniz ve NAZIM UKEYLİ’NİN BU SEBEPTEN DE, BU KADAR ZULMET SAHİBİ OLAMAYACAĞINI, İmam a.s’a ihanet edemeyeceğini İDDİA ETMEKTEDİRLER!

Bilakis, İmam a.s demiştir ki, belki bir gün benim sağ tarafımda olan bir kişi, başka bir zaman sol tarafıma geçmiş olabilecek ve İblis’in askeri olabilecektir !!!

“Bilin ki, Ey İnsanlar; Bana benim sağ elim gibi olan kişiden başka Yemani yoktur ve o benim meseleme çağırandır ve Allah’ın yoluna rehberlik edendir ki, ben bu yolu babam İmam el Mehdi Muhammed ibn El Hasan a.s’ın rehberliği üzerine yürürüm. Böylelikle eğer bir gün, sağ tarafımda olan kişi sağa yaslanır ya da sola yaslanırsa, beda ona cereyan eder.. Ve o kişi kaybolur ve Allah’ın doğru yolundan sapar, cehennem yoluna çağırır ve İblis (Allah’ın laneti üzerine olsun) ona ilham olur. Ve böylelikle onun insanlar ve cinler arasından olan lanetli askerlerini takip ettikten sonra, onların söylediklerini söyleyiverir; {Ben ondan daha hayırlıyım. Beni bir ateşten yarattın, onu ise bir çamurdan}. Ve o yanlış yapanlar, alaşağı edilerek, alaşağı edilmenin ne olduğunu anlayacaklar ve iyi sonlar dini bütün olanlar içindir. Yüce ve Ulu Allah’tan başka ne bir kudret ne de bir güç vardır…” Bana sağ elim gibi olan Yemani’den başka bir Yemani yoktur bildirisi, Ahmed el Hasan a.s, Şevval/5/1424 Hicri

AYRICA;

İmam Mehdi a.s’ın vekili olan biri vardı. Adı, Muhammed bin Salih el Hamadani el Dahakan idi. Bu kişi İmam Hasan Askeri a.s’a ve el Nahya için Mehdi a.s’a vekildi. Şimdi bakalım İmam Mehdi a.s, bu kişiyi nasıl tanımlamış:

Abdullah bin Cafer El Himyeri nakleder: Muhammed bin Salih el Hamadani el Dahakan şöyle demiştir: Sahib el Zaman a.s’a yazdım: Ehlibeyt’im beni canımı sıkıyor ve sizlerin babalarınızdan nakledilen bir hadisle beni dövüyor. Hadis şudur: “Bizim destekçilerimiz ve kullarımız, Allah’ın yaratımındaki en şerli varlıktır” İmam a.s buyurur: Yazıklar olsun sana! Allah’ın şu dediğini duymadın mı?: “Onların yurtlarıyla, feyizlendirip mübarek kıldığımız köyler arasında biri diğerinden görülebilen yakın köyler meydana getirdik” Ve bizler Allah hakkı için, Allah’ın mübarek kıldığı köyleriz. Ve sizler de; biri diğerinden görülebilen köylersiniz.” Kemal-ud Din ve Tamam-un Nime s.483

Hadiste gördüğümüz üzere, İmam Mehdi a.s, Dahakan’ı, bir diğerinden gözüken mübarek köylerden sayıyor.

Ve başka bir hadiste de, bu kişinin güvenilir olduğunu söylüyor: İmam Mehdi a.s, İsak bin İsmail’e demiştir ki: “Bağdat’a ulaşırsan, Dahakan’a git. Zira, o (Dahakan), bizim takipçilerimizden olan güvenilir bir temsilcimizdir/vekilimizdir.” Rical el Keşi s.485

Yıllar sonra; İmam Mehdi a.s bu kişi yoldan çıktığı için ona lanet okumuştur!!!!

İmam as buyurur: “Dahakan’a olan meseleyi biliyor musun, Allah ona da, hizmetine de, arkadaşlığının uzunluğuna da lanet etsin. Allah, o yapacağını yaptığından ötürü, onun inancını küfürle değiştirdi. Böylece, Allah ona bir felaket gönderdi ve bu onu bırakmayacaktır.” İhtiyar Marifet el Rical Şeyh tusi c.2 s.817

AYRICA;

Resulullah saas, Ebu Bekir’i kendisinin kulağı, Ömer’i gözleri ve Osman’ı da kalbi olarak konumlandırmıştı.

حدثنا أبو القاسم علي بن أحمد بن محمد بن عمران الدقاق رضي الله عنه قال:
حدثنا محمد بن أبي عبد الله الكوفي قال: حدثنا سهل بن زياد الآدمي عن
عبدالعظيم بن عبدالله الحسني قال : حدثني سيدي علي بن محمد بن علي الرضا عن
أبيه محمد بن علي عن أبيه الرضا عن آبائه عن الحسن بن علي عليهم قال: قال رسول
الله (ص) إن أبابكر مني بمنزلة السمع وإن عمر مني بمنزلة البصر وإن عثمان مني
بمنزلة الفؤاد. قال: فلما كان من الغد دخلت إليه وعنده أمير المؤمنين عليه
السلام وأبوبكر وعمر وعثمان فقلت له : يا أبت سمعتك تقول في أصحابك هؤلاء قولا
فما هو؟ فقال: نعم ثم أشار إليهم فقال هم السمع والبصر والفؤاد وسيسألون عن
وصيي هذا وأشار إلى علي بن أبي طالب عليه السلام ثم قال إن الله عز وجل يقول:
(إن السمع والبصر والفؤاد كل أولئك كان عنه مسؤلا) ثم قال عليه السلام وعزة
ربي أن جميع أمتي لموقوفون يوم القيامة ومسؤلون عن ولايته وذلك قول الله عز
وجل (وقفوهم انهم مسؤلون)

Abdul Azim Hasani, Ali bin Muhammed bin Ali el Rıza a.s’dan aktarıyor. Ali Rıza a.s da, babası ve dedesinin bunun Hasan ibn Ali a.s’dan aktardığını rivayet ediyor. Hasan bin Ali a.s, Resulullah saas’den aktarıyor: “Ebu Bekir’in bana olan konumu, benim kulağımın konumu gibidir. Ömer’in konumu, benim gözümün konumu gibidir ve Osman da kalbim gibidir. Sonraki gün Resulullah saas’e gittim, Ali, Ebu Bekir, Osman ve Ömer de oradaydı. Dedim ki: Ey babacığım, duydum ki siz şu kişiler için birşey demiştiniz. O dediğiniz neydi? Resulullah: Evet dedi ve onları işaret ederek: Onlar görme, işitme ve duyma konumundadırlar. Ve onlar, benim bu halifem hakkında sorguya çekileceklerdir. Sonra Ali’yi gösterdi ve dedi ki: Allah svt buyurdu ki: {Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur} Sonra şöyle buyurdu: Rabbimin yüce şanı için, hesap günü herkes Ali’nin Vilayetinden sorguya çekilecektir. Bu sebepten Allah svt şöyle buyurmuştur: {Ve durdurun onları; çünkü sorguya çekilecekler!}” El Burhan 565, 4/564, bu hadise çok benzer bir hadis de, Uyuni Ahbar c.1 syf.313 ve Maani El Ahbar s.110

AYRICA, Bazen İmam a.s bir kişi hakkında iyi birşey söylüyorsa, bu şeytanı şaşırtmak ve şeytanı onunla meşgul etmek için de olmaktadır tıpkı Bay Şahin’e yaptığı gibi..

Aşağıdaki Salih Kul ile Kitabı’ndandır:

Al-i Muhammed’in (as) Çalışma Planı

Bir gün belli bir yerde (Dava hakkında) bilgilendirmeyi Salih Kul’a (as) sordum ve onun belirli insanları kastedip etmediğini. O (as) da buyurdu: “Tüm insanlara doğru gidin, zira Allah İsteklere ve Bedaya sahiptir, her şeyi diyemeyiz ve her şeyi açıklayamayız da. Bilakis, bazen yönelme kendi içinde Bedaya [7] sahip olmalıdır. Biz sizi gören bir düşmanla savaşıyoruz fakat siz onu görmüyorsunuz, o sizinle oturur ve sizin dediğinizi duyar. Çünkü siz ondan Allah’a sığınmazsınız, o sizden yaptığınız şeyi ve nereye doğru gittiğinizi bilir, o acele eder ve onu dalalete düşürmek için sizden önce hidayet etmek istediğiniz bu kimseye doğru gider. O gaybı bilmez, fakat “bilinen günü” ertelemek hususunda çalışmak ya da dalalete düşürebildiği herkesi dalalete düşürerek kendi egosunu (kendi “Ben”ini) bile memnun etmek için bizden bilmeyi ister.”

Ve ona (as) işimizden bu kusuru kaldırmak için bir tavsiyeden sorulduğunda ve onun (işimizin) ondan (iblisten) Allah’a sığınarak ya da örneğin gizleyerek olmasının gerekip gerekmediği (sorulduğunda), O (as) buyurdu: “Bu size ait değildir, biz düşmanımızın yanında uygun gördüğümüz şeyi yaparız, ona bu kimseye güvendiğimizi ve o kimsenin hidayet olacağını düşündürtürüz, böylece o onlarla meşgul olur, bizim istediğimiz şeyden uzak. Mesele sadece siz ve sizin gördüğünüz şey değildir, biz sizin gördüğünüz ve görmediğiniz şeyden sorumluyuz.”
H- Pierre (Hidjara).

Salam, Une Pierre-Témoin. H-5. Mahdi est un[…]

A- Nom nouveau du Mahdi.

Salam, Miséricorde partout. A-18. Une sœur r[…]

S- L'Islam comme Religion ?

Salam, Petit Rappel du Rappel. S- 12. Le Ra[…]